İçeriğe atla
+90 552 219 16 99 Hafta içi 09:00 – 18:00
Müşteri Paneli
CIR.Blog Hosting al

Instagram mı Google mı? Hangisine Reklam Vermeli?

6 dakika okuma Reklam Yönetimi

Reklam vermeye karar veren işletmelerin ilk takıldığı yer bu: Instagram mı, Google mı? İkisi de “reklam” diye anılıyor ama yaptıkları iş temelde farklı. Yanlış kanalı seçmek, bütçenin işe yaramadan erimesinin en sık sebebi.

Aradaki temel fark: talep yaratmak mı, talebi yakalamak mı?

Bu tek cümle, kararın yarısını verir:

  • Google Arama: insan bir şey arıyor. “klima montajı bursa” yazan kişinin ihtiyacı zaten var; siz sadece o anda görünür oluyorsunuz.
  • Instagram: insan hiçbir şey aramıyor, akışı kaydırıyor. Reklamınız onu bir şey istemeye ikna etmek zorunda.

Buna pazarlamada “sıcak talep” ve “soğuk talep” deniyor. Sıcak talebi yakalamak her zaman daha ucuz ve daha hızlı dönüş verir; ama sıcak talep sınırlıdır — ayda kaç kişi sizin hizmetinizi arıyorsa o kadar.

Hangi işler Google’da daha iyi çalışır?

İnsanların ihtiyaç duyduğu anda arayarak çözdüğü işler:

  • Acil ve yerel hizmetler: tesisatçı, çilingir, klima montajı, oto çekici
  • Karşılaştırma yapılan hizmetler: hukuk, muhasebe, sigorta, nakliyat
  • Bilinen ürünler: yedek parça, beyaz eşya, teknik ürün
  • B2B hizmetler: yazılım, danışmanlık, tedarik

Ortak nokta: müşteri ihtiyacını zaten biliyor, sadece kimden alacağına karar veriyor.

Hangi işler Instagram’da daha iyi çalışır?

  • Görselliğin karar verdirdiği ürünler: takı, giyim, ev dekorasyonu, mobilya
  • İnsanların “aramadığı” ama görünce isteyeceği ürünler
  • Yeni bir kavram satan işler: kişiye özel ürünler, abonelik kutuları
  • Marka bilinirliği kurmak isteyen işletmeler

Ortak nokta: müşteri ürününüzü bilmiyor, göstermeniz gerekiyor.

Maliyet karşılaştırması yanıltıcıdır

Instagram’da tıklama Google’dan çok daha ucuzdur — çoğu sektörde birkaç lira. Bu yüzden “Instagram daha ucuz” denir. Ama yanlış ölçü.

Doğru ölçü bir müşterinin maliyeti. Instagram’da 100 tıklama 300 liraya gelebilir ama hiçbiri satın almayabilir; Google’da 20 tıklama 400 liraya gelir ve üçü müşteri olur. İkinci durumda tıklama beş kat pahalı, müşteri ise çok daha ucuz.

Bu yüzden ilk günden dönüşüm takibi kurmadan hiçbir karşılaştırma anlamlı değil. Neyin işe yaradığını ölçmüyorsanız, hangi kanalın ucuz olduğunu tartışmanın bir anlamı yok.

Peki YouTube ve TikTok?

İki kanal daha sık soruluyor, ikisi de Instagram tarafında yer alır — yani talep yaratma işi görürler.

YouTube, Google Ads hesabından yönetilir ve tıklama başına maliyeti düşüktür ama izlenme ile satın alma arasındaki yol uzundur. Anlatması zaman isteyen ürünlerde (kurs, yazılım, karmaşık hizmet) işe yarar. Yerel bir tesisatçı için mantıklı değildir.

TikTok, erişimi en ucuz kanal ama kitlesi genç ve satın alma gücü sektöre göre çok değişiyor. Görsel ve eğlenceli anlatıma uygun ürünlerde işe yarıyor; kurumsal hizmetlerde nadiren.

İkisi de “üçüncü kanal” olarak düşünülmeli. İlk iki kanalda ne yaptığını bilmeden buraya bütçe ayırmak erken.

Aynı müşteri iki kanalda birden

Gerçek hayatta yol düz değildir. Biri Instagram’da ürününüzü görür, o an almaz, üç gün sonra Google’da markanızı arar ve oradan satın alır. Google’daki son tıklamaya bakıp “satışı Google getirdi” derseniz, Instagram’ın payını görmezsiniz.

Buna ilişkilendirme (attribution) sorunu deniyor ve küçük işletmelerde tam çözümü yok. Pratik yaklaşım: gelen müşteriye “bizi nereden buldunuz?” diye sormak. İlkel ama panelin göstermediğini gösterir.

Bütçe küçükse ne yapmalı?

Aylık bütçeniz 5.000 liranın altındaysa ikiye bölmeyin. 2.500 lira Google, 2.500 lira Instagram — ikisi de anlamlı veri toplayamaz, ikisi de “işe yaramadı” görünür.

Önce sıcak talebi yakalayın: işiniz aranıyor mu diye bakın. Google’ın Anahtar Kelime Planlayıcı aracı, sizin hizmetinizin ayda kaç kez arandığını ücretsiz gösterir. Ayda 500 kişi “klima montajı bursa” arıyorsa oradan başlamak açık ara mantıklı.

Arama hacmi düşükse (ayda 50-100), talep zaten yok demektir; o zaman talebi yaratmak gerekir ve Instagram öne çıkar.

İkisini birden kullanmak ne zaman mantıklı?

Bütçe 15.000 lirayı geçtiğinde ve Google tarafındaki sıcak talebi doyurduğunuzda. “Doyurmak” şu demek: hedeflediğiniz aramalarda gösterim payınız yükseldi, bütçe artırınca yeni müşteri gelmemeye başladı. O noktada büyümek için talebi yaratmaya geçersiniz.

Deneme süresi ne kadar olmalı?

Yeni bir kanalı “işe yaramadı” diye kapatmadan önce iki şeyi bekleyin: en az 4 hafta ve en az 100 tıklama. Bunların altında gördüğünüz sonuç rastlantı olabilir.

Google Ads’te ayrıca bir “öğrenme aşaması” var; algoritma yeni kampanyada veri toplarken performans dalgalanır. İlk iki haftada her gün ayar değiştirmek bu süreci sıfırlar ve öğrenme hiç tamamlanmaz.

Kararı verirken bakılacak sayı tıklama ya da gösterim değil, müşteri başına maliyet. 4 hafta sonunda bu sayı sizin kâr marjınızın altındaysa kanal işe yarıyordur; üstündeyse ya hedeflemeyi daraltın ya da kapatın.

Karar için üç soru

  1. İnsanlar benim işimi arıyor mu? Arıyorsa Google. Aramıyorsa Instagram.
  2. Ürünüm görsel mi, ihtiyaç mı? Görselse Instagram, ihtiyaçsa Google.
  3. Ölçebiliyor muyum? Ölçemiyorsanız hiçbiri. Önce dönüşüm takibi.

Hangi kanalı seçerseniz seçin, asıl mesele bütçenin nereye gittiğini görebilmek. Reklam maliyetleri yazımızda bütçeyi nasıl hesaplayacağınızı, arama terimleri raporu yazımızda ise paranın nereye gittiğini nasıl göreceğinizi anlattık.

CIR ADS Google tarafında bunu sizin için yapıyor: hangi aramanın iş getirdiğini, hangisinin boşa para götürdüğünü düz Türkçe söylüyor.

Bunlar da ilginizi çekebilir