İçeriğe atla
+90 552 219 16 99 Hafta içi 09:00 – 18:00
Müşteri Paneli
CIR.Blog Hosting al

Google Ads Yönetimi: Kendiniz mi Yapın, Ajansa mı Verin?

6 dakika okuma Reklam Yönetimi

Reklam vermeye karar verdiniz. Şimdi ikinci soru geliyor: bunu kim yönetecek? Kendiniz mi uğraşacaksınız, bir ajansa mı vereceksiniz? Üçüncü bir seçenek de var ama az konuşuluyor. Üçünü de dürüstçe karşılaştıralım.

Seçenek 1: Kendiniz yönetmek

En ucuz görünen yol. Ajans ücreti yok, bütçenin tamamı reklama gidiyor. Küçük bir hesap için mantıklı da olabilir.

Gerçekte ne kadar zaman alıyor? Kurulum için 3-6 saat, sonrasında haftada 1-2 saat. Öğrenme eğrisi ise ayrı: ilk üç ay çoğu işletme sahibi için “para vererek öğrenme” dönemidir.

Kime uygun: aylık bütçesi 5.000 liranın altında olan, tek hizmet satan, öğrenmeye vakti olan işletmeler.

Riski: Google’ın varsayılan ayarları sizin lehinize değil. Görüntülü ağın açık gelmesi, geniş eşlemenin varsayılan olması, “önerilerin” çoğunun harcamayı artırması… Bunları bilmeden yönetmek, aylık bütçenin üçte birini görmeden harcamak demek. Başlangıç rehberimizde bu tuzakları tek tek anlattık.

Seçenek 2: Ajans ya da danışman

İşi bilen birine vermek. Türkiye’de yaygın iki ücretlendirme var:

  • Sabit aylık ücret: genellikle 5.000 – 25.000 lira bandında, hesabın büyüklüğüne göre.
  • Harcamanın yüzdesi: reklam bütçesinin %10-20’si.

Yüzde modelinin sessiz sorunu

Yüzde üzerinden çalışan bir ajansta çıkarlar tam örtüşmez: harcamanız arttıkça ajansın geliri artar. Bütçeyi kısmak, israfı temizlemek, “bu kampanyayı durduralım” demek kimsenin işine gelmez. Ajansların çoğu dürüst çalışır ama modelin kendisi bu yönde bir baskı yaratır.

Sabit ücret bu çelişkiyi yaşatmaz. Buna karşılık küçük bütçelerde oransal olarak ağırdır: aylık 4.000 lira reklam veren bir işletme için 8.000 liralık yönetim ücreti mantıklı değildir.

Ajansın gerçekten iyi olduğu yer

Strateji ve kreatif. Hangi hizmeti öne çıkaracağınız, nasıl konumlanacağınız, reklam metninin nasıl bir ses tonu kuracağı — bunlar insan işi ve iyi bir ajans burada gerçekten fark yaratır.

Kime uygun: aylık bütçesi 20.000 liranın üstünde, birden çok kanalda reklam veren, pazarlama stratejisine ihtiyacı olan işletmeler.

Sormanız gereken üç soru

  1. Hesap kimin adına açılacak? Cevap “sizin” olmalı. Ajansın kendi hesabı altında açılan kampanyalarda ayrıldığınızda veriniz sizinle gelmez.
  2. Ne sıklıkta ve nasıl rapor alacağım? Ay sonunda gelen PDF, ay içinde ne olduğunu göstermez.
  3. Ücret neye göre? Yüzde ise, bütçeyi düşürmenin ajansa maliyeti ne olacak?

Seçenek 3: Panel üzerinden yönetmek

Son yıllarda üçüncü bir yol oluştu: hesabı okuyan, ne olduğunu düz Türkçe anlatan ve değişiklikleri size onaylatan araçlar. Ajans değil, ama tek başınıza olmak da değil.

Fark şurada: ajansta ay sonu raporu beklersiniz, kendi başınıza yönetirken ekranın karmaşasıyla boğuşursunuz. Panelde ise “bu ay para nereye gitti?” diye sorup cümleyle cevap alırsınız.

Kime uygun: ne ajans ücreti ödemek isteyen ne de Google Ads öğrenmek isteyen; ama parasının nereye gittiğini bilmek isteyen işletmeler.

Ajansla sözleşme yaparken dikkat edilecekler

Ajansla çalışmaya karar verdiyseniz, sözleşmeye bakarken üç madde diğerlerinden önemli:

Hesap sahipliği

Google Ads hesabı sizin adınıza açılmalı ve fatura bilgileri size ait olmalı. Ajans kendi yönetici hesabından erişir. Böyle olmazsa ayrıldığınızda geçmiş veriniz, dönüşüm geçmişiniz ve kalite puanı birikiminiz ajansta kalır — sıfırdan başlarsınız.

Çıkış koşulu

Sözleşme bittiğinde ajansın erişimi kaldırması ve hesabın çalışır halde kalması yazılı olsun. Kampanyaların durdurularak teslim edilmesi ne yazık ki karşılaşılan bir durum.

Raporlamanın kapsamı

“Aylık rapor” ifadesi yeterli değil. Raporun neyi içereceğini yazın: harcama dökümü, arama terimleri, dönüşüm sayısı ve dönüşüm başına maliyet. Yalnız gösterim ve tıklama içeren raporlar iyi görünür ama işinize dair bir şey söylemez.

Ajans ücreti ne zaman kendini çıkarır?

Basit bir hesap yapalım. Ajansa aylık 8.000 lira ödüyorsunuz. Bu ücretin kendini çıkarması için ajansın, sizin tek başınıza elde edeceğinizden en az 8.000 lira daha fazla değer üretmesi gerekiyor.

Bu değer iki yoldan gelebilir: ya aynı bütçeyle daha çok iş getirir, ya da aynı işi daha az bütçeyle getirir. Aylık reklam bütçeniz 10.000 lira ise, ajansın bütçenizin %80’i kadar ek değer üretmesi gerekir — yüksek bir eşik.

Aynı ücret, aylık 60.000 lira harcayan bir hesapta bütçenin yalnızca %13’üne denk gelir. İyi bir ajansın o hesapta %13’lük iyileştirme yapması çok daha gerçekçidir. Ajansın matematiği bütçe büyüdükçe tutar.

Üçünü yan yana koyalım

  Kendiniz Ajans Panel
Aylık maliyet Yok Sabit ücret ya da harcamanın yüzdesi Kullandığınız kadar
Zamanınız Haftada 1-2 saat + öğrenme Neredeyse sıfır Haftada birkaç dakika
Ne olduğunu görme Görürsünüz ama yorumlamak zor Ay sonu raporu Anında, kayıtta
Kararı kim verir Siz Genelde ajans Siz
Strateji Size kalmış Güçlü olduğu yer Kurulum ve strateji destekli

Peki hangisi?

Basit bir eşik: aylık reklam bütçeniz 20.000 liranın üstündeyse ve pazarlama stratejinize de yön verecek birine ihtiyacınız varsa ajans mantıklı. Altındaysa, ajans ücreti reklam bütçenizden büyük olma riski taşır.

Bütçe küçükse ve öğrenmeye vaktiniz varsa kendiniz yönetin — ama arama terimleri raporunu haftada bir açmayı alışkanlık edinin, tek başına bu bile fark yaratır.

Vaktiniz yoksa ve ajans ücreti size ağır geliyorsa, panel seçeneği aradaki boşluğu dolduruyor. CIR ADS hesabınızı okuyor, boşa gideni buluyor, kampanyayı kuruyor; ama hiçbir değişikliği siz onaylamadan uygulamıyor. Kararı elinizden almıyor, sadece kararı verebilmeniz için gerekeni önünüze koyuyor.

Bunlar da ilginizi çekebilir